
Kısa orta ve uzun dalga radyo yayınları genlik modülasyonuyla çalışan bir sistemdir..Modülasyon düşük frekanslı bilginin, yüksek frekanslı elektrik sinyali üzerine (taşıyıcı) kodlanması olarak tanımlanabilir. bu yayınların frekansları (khz) geyet düşük olmakla beraber atmosfer yardımıyla (atmosferden yansıyarak) çok uzak mesafelere ulaşabilirler.. gündüz yayınların atmosfer koşulları nedeni ile çok fazla ilerlemez yalnız gece kilometrelerce uzağa yayın iletebilirler..
bu sistemin vericileri 300 Kw ve üstü gibi gayet yüksek güçtedir. Düşük frekansta olduğu için çok fazla parazit meydana gelir. (mesela şimşek çaktığında o cızırtıyı güçlü bir şekilde duyarsınız) bu yayınlarla ilgili aşağıda detaylı bilgiler mevcuttur.
AM yayın bandı MW (5301610 kHz)
Kısa dalga bandı SW (5.9-26.1 MHz)
Modülasyon:
Çeşitli kaynaklar tarafından üretilen temel bant sinyalleri kanaldadoğrudan iletim için uygun değildir. Bu nedenle, gönderilecek bilgi işareti, iletim kanalına uygun bir biçime dönüştürülmelidir. Bu işlem modülasyon olarak adlandırılır. Modülasyon işleminde iletim kanalına uygun taşıyıcı bir dalga vardır. Modülasyon işlemi, bu taşıyıcı dalganın bir veya birkaç özeliğini, bilgi işaretine göre değiştirmektedir.Haberleşme sisteminin alıcı ucunda genellikle orijinal temel bant işaretin veya işaretinin tekrar elde edilmesi gereklidir. Bu işleme de demodülasyon adı verilir. Demodülasyon, modülasyonun tersi bir işlemdir
Genlik Modülasyonu:
Genlik modülasyonu tür olarak doğrusal bir modülasyondur. Genlik modülasyonu frekans izgesinin karakteristiklerine göre Çift Yan Bant Modülasyon ‘ÇYB’ (Double-Sideband ‘DSB’ ), Büyük Taşıyıcılı Genlik Modülasyonu (Ordinary amplitude modulation ‘C-AM’), Tek Yan Bant Modülasyonu ‘TYB’ (Single -Sideband)ilişkilidir ve mesaj işareti (bilgi) taşıyıcın genliğinde gider. Bu modülasyon tipine doğrusal modülasyon da denir. Burada ÇYB, TYB modülasyon ve bu modülasyonların eşzaman demodülatör yapısı ile demodülasyonu gösterilecektir. Büyük Taşıyıcılı GenlikModülasyonu asenkron olarak zarf alıcısıyla demodüle edilebilmektedir. Sistemsenkronizasyona ihtiyaç duymadığı için daha ucuza gerçekleştirilebilir.
İsim------------------------------------ Sembol------------Aralık -Titreşim Sayısı ----------------------- Dalgaboyu
Extremely low frequency------------ELF --------------3 Hz ile 30 Hz-------------------------- 10,000 km ile 100,000 km
Super low frequency-----------------SLF--------------- 30 Hz ile 300 Hz ----------------------1,000 km ile 10,000 km
Ultra low frequency ------------------ULF --------------300 hz ile 3 Khz -----------------------100 km ile 1000 km
Very low frequency ------------------VLF --------------3 Khz ile 30 Khz -----------------------10 km ile 100 km
Low frequency ------------------------LF ----------------30 Khz ile 300 Khz --------------------1 km ile 10 km
Medium frequency -------------------MF ----------------300 Khz ile 3 Mhz--------------------- 100 m ile 1 km
High frequency -----------------------HF -----------------3 Mhz ile 30 Mhz ---------------------10 m ile 100 m
Very high frequency-----------------VHF ---------------30 Mhz ile 300 Mhz ------------------1 m ile 10 m
Ultra high frequency ----------------UHF ---------------300 Mhz ile 3 Ghz --------------------10 m ile 100 cm
Super high frequency --------------SHF ----------------3 Ghz ile 30 Ghz ---------------------1 cm ile 10 cm
Extremely high frequency ---------EHF ---------------30 Ghz ile 300 Ghz ------------------1 cm ile 1 mm.
AM radyo verici: Genlik modülasyonlu bir verici için ilk koşul taşıyıcı frekansın değişmez tutulmasıdır. Tersi, alıcıdaki ses niteliğinin bozulmasına ve sesin alçalıp yükselmesine neden olur. Frekansın değişmemesi için, billurlu asilatörlerden yararlanılır. Kullanılan piezoelektrik billurlar arasında, özellikleri en iyi olan kuvarstır. Bu uygulamalarda kullanılan kuvars asiletörler KUVARS SAATİ’ndekilere benzer. Billurlu asilatörlerden çıkan gerilim SİNÜS DALGASI biçimindedir ve seri bağlanmış yükselticilerde yükseltilir.
Yayın frekansları, uzun dalga ile çok kısa dalga arasında önemli değişiklikler gösterdiğinden yükselticilere özel biçimler verilmesi gerekir. Radyo frekanslarına göre çalışan bu aygıtlara ‘radyo frekans (RF) yükselticileri’ denir. Yayınlanacak sinyal, önce alçak frekans (LF) yükselticisine, sonrada modükülasyon yükselticilerine girer. Bundan çıkışta, yüksek taşıyıcı dalganın genliği gelen sinyalin apansız şiddet değişimlerine göre modüle edilmiş olur. Bu yönteme ‘genlik modülasyonu’ denir. Sinyali buradan uyum şebekelerine oradan da antene gönderilir.
Yukarıda tanımlanan devre, taşıyıcı dalga ile sinyalin birleştirilmesinden oluşan ve ‘DSB’ adı verilen çift yan bant üretir. Genellikle F1 frekansında bir sinüs dalgası, başka bir F2 frekansıyla çarpıldığı zaman ortaya (F1+F2) veya (F1-F2)‘yi içeren bir dalga biçimi çıkar. Sinyal bir frekans aralığı içerdiğinde, AM sinyali taşıyıcı frekansın iki tarafında oluşur. Söz gelimi, sinyal frekansı 4 kHz, taşıyıcı dalga frekansı 100 kHz ise AM sinyalinin toplam frekans bant genişliği 100 kHz’nin iki yanında yer alan 8 kHz’dir. Başka bir deyişle,bütün kalınlık, 96 kHz ile 104 kHz arasında değişir.
100kHz’nin iki tarafında kalan bu bölümlere ‘yan bant’ denir. Bu yüzden bazı durumlarda, yan bantlardan biri filtre edilerek, yalnızca öteki yan bant SSB halinde yayınlanır. Filtre edilmiş sinyal bandı yerine başka bir sinyal bildirilerek, tek taşıyıcı ile iki değişik sinyal iletilebilir. Bu tip uygulamalara, uzaktan denetimli aygıtlarda ve stereo yayınlarda rastlanır.
AM alıcıları: Alıcı, yayın tayfı içinden herhangi birini seçebilmeli, yani özel bir taşıyıcı dalga ile bunun yan bantlarını algılayıp ötekileri filtre etmelidir. Asıl sinyalin taşıyıcı dalgadan çözülmesinden önce, genellikle, alıcı antenden gelen bileşik sinyal yükseltilir. Bundan sonra bulucu devresiyle sinyal demodüle edilir ve taşıyıcıdan ayrılmış olarak bir LF yükselticisiyle yükseltilir. Frekans seçimi, demodülasyon işleminden önce, on yükseltici aşamasında gerçekleştirilir. Bunun için, rezonans frekansı bir kondansatörle değiştirilebilen rezonans devresi kullanılır.
Özellikle yayın tayfının düşük frekans aralığı çok kalabalık olduğundan, nitelikli ses almada, seçim işini düzenleyen akort devresinin önemi büyüktür. Bazı sistemlerde, iki ya da daha çok sayıda rezonans devresi, yükseltme aşamasında birbirine bağlanır. Bunlar, tek tek değişken kondansatörle akort edilir ve kolaylık sağlamak için ortak bir düğmeye bağlanırlar. Çok kullanılan başka bir yöntem de, istenen frekansın kaba seçimini yapıp, bunu, ‘ara frekans’ denilen ayrı bir frekans tayfı bölümüne göndermektir.
Bu amaçla, iki sinüs vuru örtecek biçimde yerleştirilir. Bu tip alıcılara Süper heterodin’ denir. Süper heterodin ilkesinde, devreyi taşıyıcı dalgaya akort etmek yerine, taşıyıcı dalga, frekansı değişmez bir devreye uyacak biçimde değiştirilir. Bu uygulamalarda, akort edilmiş devreler, en iyi özelliklere göre düzenlenirler. Filtrelenmiş sinyal, ara frekans (İF)yükselticisine, oradan da bulucuya gönderilir. Ses Bozukluğu, Gürültü ve FM:Yalın radyo ilkelerinin, LF, İF ve RF yükselticileri, akort edilmiş devreler, bulucular gibi karmaşık düzenlemelere dönüştürülmesindeki temel amaç, taşıyıcı dalga ile sinyali, en iyi biçimde algılayıp ayırt etmektir.
Sözgelimi, alçak ve yüksek frekansları aynı nitelikte yükseltebilecek bir yükseltici yapma olanaksızdır. Yükseltinin, bunlardan birine göre düzenlenmesi gerekir. Elektrik devreleri ile hoparlörlerde üstünde durulması gerekli etmenler, ses bozukluğu ve gürültüdür. Ses bozukluğu yükselticinin doğrusal çalışmaması nedeniyle ortaya çıkar. Söz gelimi 10 voltluk bir sinyal 20 V’a yükseltilir. 20 voltluk sinyal de 35 V’a çıkarılırsa, bütün giriş sinyalleri için kazanç aynı olmayacağından, ses bozulur. Gürültü, istenmeyen sinyallerin tümüdür. Elektrikli makinelerin ya da çok sık kurulmuş verici istasyonlarının yarattığı girişim etkisi nedeniyle ortaya çıkar.
AM sistemleri, gürültü etkisine karşı, FREKANS MODÜLASYONU (FM) sistemleri kadar, dayanıklı değildir.FM’ler de sinyal, genlik taşıyıcı değişmez frekansa bildirilmez, bunun yerine, taşıyıcı frekansı, sinyal değerine uygun biçimde kendi frekansından sapacak özellikte düzenlenir FM. Sinyaline karışacak herhangi gürültü, genliği etkiler. Ama frekansı etkilemediğinden, sinyal, değişikliğe uğramadan yayılır. FM’nin önemli olumsuzluklarından biri de, verilen sinyali yaymak için AM’ye oranla çok daha büyük bir frekans bant kalınlığına gereksinimi olmasıdır. VHF ve UHF içinse bu bant daha da geniştir.










